• Bilim Ve Teknoloji

Uluslararası Telsiz Haberleşmesinin İlk Bulunuşu

10/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

Uluslararası Telsiz Haberleşmesini İlk Olarak Kim İcat Etti

Guglielmo Marconi tarafından 27 Mart 1899 günü, Manş Denizi kıyılarında gerçekleştiril­di. Ertesi günü, The Times gazetesi, Boulogne muhabirinden aldığı bir haberi yayınladı. Ya­bancı bir ülkeden, telsiz aracılığıyla gönderi­len ilk haber olan bu haberde, şöyle deniliyor­du:
“İngiltere ile Avrupa arasındaki iletişim, Marconi’nin telsiz telgraf sistemiyle dün baş­latıldı. Deneme, İngiltere kıyılarındaki South Foreland ile Fransa’da, Boulogne’un iki mil kuzeyindeki sahil kasabası Wimereux arasın­da yapıldı. Her iki noktada da 50 metre yük­sekliğinde birer anten dikilmişti. İki anten ara­sındaki mesafe ise 32 mildi. Haberleşme, Mors alfabesi aracılığıyla yapüdı. Okuduğunuz bu haber de Marconi sistemiyle Wimereux’danForeland’a gönderildi.”

Kalemi İlk Kim İcat Etti

10/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

Kurşun Kalem Ve Çelik Kalemin İcadı

1826 yılında Masson, çelik kalem ucu yapan makineyi bulmuştur. O ta­rihten beri insanlar kendilerine bin yıl­dan çok hizmet eden eski kaz tüyleri­ni ve kamış kalemleri bırakarak çelik kalem uçlarına dört elle sarıldılar.Atalarımızın kaz tüyü ve kamış ka­lemle yazı yazdıklarını düşünmek ger­çekten de garibimize gider. Eskiden Avrupa’nın resmi işyerlerinde işleri sabahtan akşama kadar büyttkierinin kalemlerini’.yontmak olan özel görev­liler vardı. Bu, çok ustalık isteyen ol­dukça yorucu bir işti. Tüyü yanlama­sına kesmek, sivriltmek ve ortasından yarmak gerekirdi. Bu işi yapmak, kurşun kalemini yontmaktan çok da­ha güçtür.
Bir sayfa yazdıktan sonra kurusun diye üzerine kum (rıh) dökülürdü. Mektubun yazılıp zarfa konmasının ardından kumlar zarfın içine dökülür­dü. Dökülen kumların hışırtısını duy­mak için zarfı sallamak yeterdi. Es­kiden yazı avadanlığı hokka, kamış kalemi ve nhdanlıktan oluşuyordu.
Kurşun kalem, çelik kalem uçla­rından daha eskidir. Eskiden kurşun­lardan yapılmış kalemlerle yazı yazı­yorlardı. Jacques Conte adlı bir Fran­sız, grafit tozu ile lüleci toprağı karı­şımından ilk kurşun kalemini yaptı.
Baskı altında incecik silindirler haline geti­rilmiş grafit parçasına yerleştirilirdi. Bu tahta parçasının üzerine aynı şe­kilde oluklu bir ikinci tahta parçası konulurdu. Bu iki parça birbirine ya­pıştırıldı. Bu tahta parçasının içinde altı tane grafit parçası bulunurdu. Parçalar bıçkı makinesiyle altı parça­ya bölününce de ortaya kurşun kale­mi çıkmış olurdu. Bunları parlatmak ve bir kutuya yerleştirmekten başka yapılacak bir şey kalmazdı geriye.

Mürekkebi İlk Olarak Kim İcat Etti

10/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

Mürekkebin İcadı Ve Özellikleri

Eski Mısırlılar ve Çinliler, lamba isini su ve tutkalla karıştırarak mürekkep yapmasını bi­liyorlardı. Lamba isinden elde edilen mürek­kepler, Ortaçağ’da Avrupa’da da kullanıldı. 1400′lü yılların ortalarında ise, Alman mat­baacı Johann Gutenberg yağ esaslı baskı mü­rekkeplerini geliştirdi. Asıl yazı mürekkebini ise, 1834 yılında, İngiltere’de Henry Stephens üretti ve 15 yıl sonra da yoğun biçimde kulla­nılmaya başlandı. Sentetik mürekkepler ise, 1860′lı yıllarda İngiltere ve Almanya’da yapıl­dı.

Politeni İlk Kim Buldu

10/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

Politeni İlk Olarak Kim İcat Etti

1933 yılının Mart ayıda, İngiltere’nin Cheshire kentindeki/ICI laboratüvarlannda R.O. Gibson tarafından elde edildi. Gibson, etilen ile benzaldehidi, 170 santigrat derecede tepkime­ye soktu ve elde ettiği sonucu defterine şöyle yazdı: “Sonuçta, tepkime kabının iç çeperini kaplayan beyaz bir madde kalıyor.” Politenin ilk kullanımı ise, yalıtım amacıyla oldu. 1939 yılının Temmuz ayında Telegraph Cons-truetion and Maintenanca”Co. adlı şirket, bir mil uzunluğundaki sualtı kablosunu pöliten ipi ile kapladı ve Wight Adası ile Britanya Adası araşma yerleştirdi.

İlk Plastik Cerrahi Ameliyatı

10/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

İlk Plastik Cerrahi Ameliyatı Ne Zaman Yapıldı.?

Plastik cerrahinin bu türü Hindistan’da 5. yüzyıldan beri biliniyordu. Özellikle Coomalar Aşireti, bu konuda uz­manlaşmıştı. Dr. Carpue, onların tekniğini, burun deliklerini birbirinden ayıran yapay bir kikırdak üreterek geliştirmişti. Plastik cerrahi, en büyük gelişimini I. Dünya Savaşı yıllarında gösterdi. Yalnız İn­giliz Ordusu’ndan 11 bin kişi, bu yeni gelişen yöntemle tedavi edildi. Plastik cerrahi için ilk birim, Sir William Arbuthnot-Lane tarafın­dan, Cambridge Askeri Hastanesi’nde, 1916 yılında açıldı. Bir yıl sonra da Kent’te, Yeni Zelandalı cerrah Sir Harold Gillies yönetimin­de ilk plastik cerrahi hastanesi hizmete girdi.

23 Ekim 1814 günü, İngiltere’nin Chelsea ken­tinde York Hospital’de yapıldı. İngiliz Ordusu’ndan bir subay, cıva zehirlenmesi sonucu burnunu kaybetmişti. Doktor Joseph Constantine Carpue, kendisine alın derisinden ye­ni bir burun yaptı. Carpue’nin yöntemi, 1794 yılının Ekim ayında yayınlanan “Gentleman’s Magazine” adlı dergide çıkan bir makaleye dayanıyordu. Bu makaleye göre, bir İngiliz su­bayı, Hindistan’da tutsak düştüğünde, yerli­ler kendisinin burnunu kesmişlerdi. Bu su­bayın alın derisi yüzülerek burnunun üzerine indirilmiş, sonra gerektiği kadarından yeni bir burun yapılmıştı.

Yazı Makinası Ve Daktilonun İcadı

9/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

Yazı Makinası Ve Daktilonun İcadı

XVI. ve XIX. yüzyılda bir çok ülkede toplam olarak ellinin üstünde icatçı, makineyle yazı yazmak konu­sunda büyük caba gösterdi. Bunlar­dan ilki, 1714′de bir İngiliz’in yaptı­ğı makinedir. Fakat bütün girişimler başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Yaşam serüvenine basımcı olarak atılıp postacılık, vergi tahsildarlığı ga­zete yazarlığı ve icatçılık gibi bir sü­rü iş değiştiren Christopher Latham Sholes, bir yazı makinesi yapmayı dü­şündüğünde 48 yaşındaydı ve Mihvaukee eyaleti senatörüydü. Ohip eyaletinden gelmiş bir demir tüccarının oğlu olan avukat Carlos lindden’le yazı makinesi deneme modelini meydana getirdi. Piyano klav­yesi, ayak pedalı ve her biri bir harf manivelasına bağlı bir sürü telin bir­leşimi bîr araçtı bu Model sonradan Sholes’in yapacağı elliye yakut yazı makinesi modelinin ilkiydi. Günü­müzde kullanılan yazı makinelerini andırıran örneği İlion silah fabrikasınca ısmarlandı. İlk 5 bin makine 1873′de de orada ve Remiıîgton mar­kası adı altında yapıldı. Çağımızın günlük yaşamında kullanılan teknik yardımcı araçlara bakınca, yazı makinesi bir çocuk oyun­cağı, gibidir. Fakat mekanik açıdan yi­ne de bîr mucize’dir. Bu, ilk Remington katalogunda şu satırlarla özetleniyordu: “Yazı kaleminden üstün yanları vardır: Okunaklılık, çabukluk, kulla­nış kolaylılıği,:ekonomik açıdan da ve­rimlilik:… Uzun süre elle yazanların parmaklarında görülen krampa yol açmaz, gözleri yormaz, uzun süre ya­zanlarda görülen sırt çarpıklığı yapmaz. Gemilerle yolculuk eden­ler elle yazılamayacak durumlarda olanlar bu makineyi kullana­bilirler. Yazı makinesi bütün iş adamlarınca büyük ölçüde kullanıldı. Fakat kullanılabilir ilk yazı maki­nesinin ne icatçıları, ne de yapımcıları bunun ast! büyük önemini önceden görememişlerdi. Yazı makinesi, kadı­na bir çahşma alanı açıyor ve onu top­lumda yepyeni bir duruma çıkarıyor­du: Sekretertlik
Yazı makinesinden yararlanan ilk Avrupalı yazar; Kont Le Tolstoy ol­muştur; Tolstoy, 1885′dekızına yazı makinesini öğrettikte tün çoğunu ve bütün mektuplarını ona yazdırmıştı. Tolstoy’un kızı böy­lelikle Avrupa’nın ilk kadın daktilo­su da oluyordu. Oysa» Avrupa büyük kentlerinin iş yörelerinde herhangi bir genç kızı görmek pek ender rastlanan bîr olguydu. Kadınlar kentlerin o yö­relerine pek ayak basmazlardı. Bugün büro isterinde çalışan kadınların sa­yısı, erkek görevlilerin sayısını aşmış­tır. Toptum yaşamındaki böylesine kökten bir değişimde yazı makinesi kullanılmanın rohi ve önemi yadsınamaz

Gazete Baskı Makinasının İlk İcadı

9/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

Gazete Baskı Makinası Ne Zaman İcat Edildi

Basının kamuoyu oluştur­mada etkinliği, çok sayıda basacak ucuz ve çabuk yayımını sağlayabilecek bir gazete baskı makinesinin bu­lunmasından sonradır. 1812′de, Londra’da Times gaze­tesinin kurucusunun oğlu John Walter Jr.i, tanıdığı bir iş adamı kentin ticaret merkezinde küçük bir işyerine götürdü ve jutenbergden beri baskı teknigindeki en büyük yeniliği göster­di, Wakerİr burada kitap basımcı Saksonyah Friedrich Koenig ve Schvvaben’li Friedrich Bauer’le tanıştırdı Friedrich Koenig, basını tekniği için büyük bir yenilik olan buluşunu gerçekkştirme konusundaki yaptığı bir­çok denemede düş kırıklığına uğra­mış, icadı için vatanında gerekli yar­dım ve desteği bulamayacağını anlamıştı. Çünkü Almanya’da bir bölgede alınan patent, bir başka,prenslikte ge­çerli sayılmıyordu. Bu yüzden de kimsenin patentleri umursamadığı ye para yatırdığı yoktu. Bu durumda oda kalkmış, İngiltere’ye göç etmişti.: Bu ülkenin patent hukuku daha ileri bir anlayışla hazırlanmıştı. Koenig ve Arkadaşı Bauer, yıllarca birlikte çalışıp düşlerini kurdukları icad için Siğiliz işadamlarından Thomas Bensley’le buharla çalışacak bir (seri) çabuk bas­kı makinesi yapmak için anlaşmışlar­dı. John Walter, Bensley ve iki Al­manla bir anlaşma imzaladı. Koenig’in temel düşünürü çok ya­lındı. Basılacak kâğıtlar o güne kadar dizili harflerin üstüne elle konulur ve daha önce de bir merdaneyle boya sü­rülürdü. Sonrasında baskı aygıtı elle ya da bir manivelayla işletilirdi. Eh becerikli basımcılar bir saatte ancak 300 yaprak basabilirdi. Bu işi maki­neleştirmeyi düşünmüş olanlar vardı kuskusuz. Fakat çözümünü bulan Koenig öldü. Satırların bağlandığı sayfayı bir boya merdanesinin altında ileri geri hareket ettirdi. Sadece kâ­ğıt elle yeriliyordu. Basılmış kâğıt makinenin arkasında duran işçinin eline varınca; sayfa hemen geri geliyor ve yeniden boya alıp aynı işlem yeniliyordu. Bu yolla satte 1000-1200 yaprak basılabiKyordu.
‘ Times’ ‘in baskı ustaları, işlerinin ; bir kısmını ellerinden alacak bu ma­kineyi duymuşlardı. Geçimlerini sağ­layan kazançlarını bu arada kaçırt­maktan korkuyorlardı, makinelerden bir tanesini getiren yük arabasını durdurtup arabacıya gözdağı verdiler. Walter, bu arada bir kurnazlığa başvurdu. Makineyi bir başka yapıya kurdurdu. Gazetenin 2 Kasım 1814 günlü sabah sayısı orada büyük bir gizlilikle basıldı.
Okurun elinde makineyle basılmış binlerce “Times” sa­yısından biridir. Bir organizma gibi. çalışan bu mekan
lilik takımından büyük insan güçlerini asarak, basımcılığın o yorucu ve güç bir çok yakınlarım da gidermiştir. Bu icadı yapan kişi üzerinde fazla söz et­meyeceğiz. Buluşu olan bu makinenin verimliliği ve.yararlılığıen büyük öv­gü yerine geçecektir. Koenig adlı bir Saksonyan olduğunu ve Bauer adlı bir hemşerisinin yapımda kendisine yardım ettiğini söylemekyetineceğiz.
John Walter, bu makine yüzündto geçimlerinden ölnnış işçilere bir başka kazanç yolu buluncaya kadar gündeliklerini ödedi.

Dizgi Sorununun İlk Bulunuşu İcadı

9/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

Dizgi Sorununun İlk Bulunuşu İcadı

Dizgici satır tamamanınca bir ha­reket kolunu aşağı çeker ve satır, oto­matik olarak döküm’e gider. Sıvılaşmış metal, matrisin harflerini doldu­rur ve hemen soğur. Dökümü bitmiş ve bıçakla kesilmiş satır makinenin ön yanına atılırken, matrisler de yukarı­ya hazneye çekilir ve her biri kendisi­ne ayrılmış göze girer.
Bu sırada matris kenarlarının anahtarımsı çentiklerinin yardımıyla harflere göre ayrımlama yapılır.

Birleşik Amerika’ya göç etmiş bir başka Alman da dizgicileri o yorucu ve ağır el işinden kurtardı. Vürttenlıerg’li bir öğretmenin oğlu Ottmar Margenthaler, Bahirhor’daki bir işlik­te tekniker olarak çalışmaktaydı. 1876 yiteda bir icatcılar grubuna başvur­du . Aynı konuda yıllardır birçok görüşü deneyen araştırıcılar bu alana epeyce de para dökmüşlerdi. Çeşitli makine örnekleri tasarladı; yaptı, yapımda değişikliklere başvur­du ve sonra hepsini hurdacıya verip yeni baştan çalışmaya başladı. Sonun­da ve 1890′da “Lynotype” modelin­de kesin bir çözüme vardı. Bazı ufak tefek değişimlere günümüz gazete basımevlerinde de kullanılan bu maki­ne, gazetenin sütun genişliğine ve boyuna uygun dizilmiş satırlar verir. Dizgici, makinede bir klavyeye basın­ca, makinenin yukarısında bulunan hazneden bir matris iner. Bu matris düz bîr metal levhadır. Üst yanında kabartma bir harf vardır. Bu harf, bir satır genişliğinde küçük bir kutu olan “toplayıcı”ya düşer. Satır tamamla­nıncaya kadar matrisler burada biri­kirler.

Nükleer Enerjiyle Çalışan İlk Uçak Gemisi

7/4/2008 · Kategori: Dunyadaki Ilk Buluslar

Nükleer enerjiyle çalışan ilk uçak gemisi, 72 bin 500 tonluk â?USS Enterpriseâ?dır. ABD: Donanmasıâ??nın bu dev gemisi, 24 Eylül 1960â?² ta Newport Newsâ??ta kızağa kondu. 25 Kasım; 1961â?²de denize indirildi. Sekiz aiiet su soğut-; malı nükleer motoruyla, bugüne dek yapılan tüm savaş gemilerinin en güçlüsü (Yaklaşık; 300 bin beygir gücünde); en büyüğü (367 met- re) ve en pahalısıdır (445 milyon dolar). Ge­minin tüm mürettebatı, 440 subay ve 4 bin 160 erden oluşuyordu. 100 uçak taşıyabilen USS Enterpriseâ??ın uçuş güvertesi ise, dört futbol sa­hası büyüklüğündeydi.

:: Sonraki »

Bilgisayar ve İnternet