KÖMÜRÜ İLK OLARAK KİM BULDU

Cumhuriyetin ilk zamanları, herkes “aman memleketi daha ilerilere götürelim” diye çırpım çırpım çırpınıyo. Böylesinden bilinçli bi  komutan bi gün elinde bi kömür parçasıyla geçiyor birliğinin karşısına. Askerlere elindeki siyah nesneyi göstererek, “Bakın arkadaşlar, bu elimde tuttuğum şeye kömür denir. Böyle taş gibi durduğuna bakmayın, cayır cayır yanar bu meret. Şimdi hepinize birer hafta izin veriyorum. Bu numunelerden de yanınıza birer tane alın. Herkes köyünde, dağ bayır kömür arayacak” demiş.
Askerler dağılmışlar memleketlerine. Bunlardan biri de Uzun Hasan adında Zonguldaklı, karayağız, babacan bir çocuk... Hasan hemen ertesi gün almış eline numuneyi, akşama kadar dolaşmış. Akşam eve eli boş dönmüş ama hiç bi’şey kaybetmemiş umudundan. Ertesi sabah yine erkenden çıkmış aramaya. O günün akşamında ise elinde bi çuvalla dönmüş eve. Çuval aynı komutanın verdiklerine benzeyen, simsiyah taşlarla doluymuş. Yaşlı anası da o sıra çalı-çırpı ateşinin üzerinde çorba pişiriyomuş. Hasan elindeki taşları ateşin içine doğru atmış. Bi de bakmış ki hakikaten de kara taşlar cayır cayır yanıyor. Anasının pişirdiği çorbayı bile içmeden hemen çıkınını toplayıp, komutanına müjdeyi vermek üzere yola koyulmuş Uzun Hasan. İşte Zonguldak’taki o bitmez tükenmez taş kömürünü o gencecik aslan bulmuş mirim...
Padişah II. Mahmut zamanında, 1829 yılın­da “Uzun Mehmet” adlı bir deniz eri, Hav­za’da ilk kömür yatağını keşfetti. Karadeniz Ereğlisi’nden, İnebolu’ya kadar 180 kilomet­relik bir uzunluk ve 50 kilometrelik derinlik­ten oluşan ilk kömür yatağından çıkarılan kömürlerden, donanma yararlanmıştı. Bölge­de yeni kuyular açılarak üretimin artırılması­na, 1893 yılında başlandı. Günümüzde kömür üretimi, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin teke­lindedir.

Yorum Yaz